이제 난 습관처럼 그대 이름만 부르네요
(şimdi bir alışkanlık gibi adını haykırıyorum)
하루 하루가 죽을 것만 같은데
(her gün ölecekmiş gibi hissediyorum)
그대가 없는 것 말고는 달라진게 없는데
(burada olmaman dışında, farklı hiçbir şey yok)
사랑해 사랑해요
(seni seviyorum)
"tanımamak, tanımaktan iyidir"